8 Haziran 2010 Salı

Evde ekmek denemelerim


Çalışmadığım dönemde evde en çok vakit geçirdiğim yer mutfaktı. Küçük ama sevimli mutfağımda Home TV şeflerinden öğrendiğim farklı tatları denedim; yedim, yedirdim, eğlendim.

Çalışmaya başlayınca durum tersine döndü tabii. Artık en çok su içmek için giriyorum mutfağa:)

Yine de bazen hamaratlığım tutmuyor değil. Hele kocacım benden bir şey istesin, atarım kendimi mutfağa dayanamam. Ne de olsa ben, gecenin köründe yumurta kırılan, helva kavrulan, arabaşı yenen Çalıkuşu ailesinin neferiyim:)

Nitekim böyle günlerden bir gün, dün akşam tam da ayacıklarımı uzatmış TV önüne kurulmuşken, Murat "Ceylan, bi ekmek yap da yarın işe götüreyim sabah taze taze" dedi. Bir süre önce denedim ilk kez evde ekmek yapmayı, öyle ekmek makinem falan da yok. Sinangil'in tam tahıllı ekmek unundan yapmıştım, tam tetamatıyla olmuştu ekmeğim. Bunun bir şans olmadığını dün geceki başarılı süreç sonunda pofur pofur kabaran ekmeğimle de görmüş oldum:)

Bir dahaki sefere, bu öğlen Kanyon Sosa'da lezzetine doyamadan yediğim zeytin tadında ekmeklerden yapmayı düşünüyorum. Sanırım içine biraz zeytin yağı ve zeytin ezmesi ile bu işi kotarırım...

Siz de benim gibi ekmeksiz doymayanlardansanız, bir de kendi ekmeğinizi deneyin derim...

Afiyet olsun...

7 Haziran 2010 Pazartesi

Kireçburnunda balık ziyafeti...


Geçenlerde havanın sıcak olduğu bir pazar, Kanyon'da Caz Havası'nda Kerem Görsev'i dinledikten sonra, kuzen Gülşah ben ve Murat sahilde balık yiyelim dedik. Sahilde İstinye'den itibaren bildiğim tüm lezzet duraklarını arabayı park edecek yer bulamamız nedeniyle geçtiğimizden, son şansımız olan Kireçburnu'na geldiğimizde arabayı denize atıp yemek yemeye koşacak kadar açtık:)
Hazır aklıma Yeşim Ablam'ın bizi yıllar önce götürdüğü Tarihi Ali Baba Balık Lokantası da gelmişken, kocacım sonunda bir park yeri buldu ve geçmişte damağımda iz bırakan bu yeri tekrar keşvettik.
Açık hava iştahımızı iyice açtı, kuzenciğimle muhabbet eşliğinde balıklar boğazımızdan yuvarlandı. Balığımız çok lezzetli ve tazeydi. Ayrıca biz sonradan farkettik ama, meğer otoparkı da varmış lokantanın:) Daha sık tekrarlanması gereken güzel bir Pazar işte böyle geçti.
Balığı çok seven ama benim gibi pişirmeye üşenenlere; ne kadar faydalı olduğunu bir kere daha hatırlatıyor; Kireçburnu'na yolu düşenlere Tarihi Ali Baba Balık Lokantası'nı şiddetle tavsiye ediyorum:)