6 Nisan 2016 Çarşamba

Spor ayakkabı dosyası

Tam spor ayakkabı havasındayız.
Yağmur çamur yok ama hava açık ayakkabı giyemeyecek kadar da soğuk. Artık her türlü giysi ile kombinlenebildiği ve garip karşılanmadığı için en rahatı bir çift sneaker geçirmek ayağa.
Geçen seneden beridir bir "beyaz ayakkabı" trendidir gidiyor.  Adidas'ın Superstar'ı ve Stan Smith modeli bu trendin elebaşları.


adidas Stan Smith
adidas Superstar
New Balance spor giyimde çok tercih edilse de bazıları bu ayakkabıları kaba buluyor. Geçen seneden beri düşüşte gibi geliyor bana ama yine de hala populer.
NBWL574EXA

Nike airmaxlerde bu sene Hurricane modeli benim daha çok hoşuma gidiyor. Nike.com dan artık siperiş verilebildiğini ve Nike ID ile kişiselleştirme hizmetinin de hayatımıza girdiğini ekleyeyim.

Nike AirMax Invigor
    Nike Air Huarache
    Skechers'ın rengarenk ve köpük tabanlı ayakkabıları inanılmaz rahat ve hafif üstelik renkleri de çok çarpıcı. Benim bu bahar en çok giydiğim Turuncu sketcherslarım. üstüne taktığım kanatlarla hissiyatımı da yansıtıyorlar, çok hafifler sanki kanatları var;)
    benim tatlışlar:)

    Sanırım Eloş'a da bir Skechers alacağım, hafifliğindne ve renklerinden ötürü...

    CC
    OXOX

5 Nisan 2016 Salı

İlk aliexpress deneyimim ve Ela'nın Elsa tutkusu!

Merhaba,

Bu sıra 3-5 yaş arasındaki her kız çocuğunun takıntısı Karlar Ülkesi'nin Elsa'sı... "Aldırmaaa aldırrrmaaa..." diye evde dolanan bir deli de bizim Ela dolayısıyla. Kuzenlerinin doğumgünü kostümleri, okul arkadaşlarının elbiseleri derken bizimki de tutturdu Elsa elbisesi diye.
Piyasada Armağan Oyuncak, D&R gibi birkaç yerde görmüştüm ama Disney markalı bu ürünler 150TL civarındaydı. Babamız Dubai'den baktı, orada da Disney ürünleri aynı fiyatlarla; o nedenle tavsiyelerle aliexpress aplikasyonunu indirdim ve yaklaşık 3 hafta önce 2 elbise satın aldım.
Elbiselerde biri dün geldi, Ela aşırı mutlu. Tam olarak sipariş ettiğim şeyi teslim aldım, gayet memnunum. Üstelik bu yeşil yazlık Elsa elbisesi sadece 10 dolar.
Birkaç kritik konu var alışverişler ilgili:

  • Beden konusunda Çin'den gelen her üründe olduğu gibi 1-2 beden büyük almak lazım. 
  • Kumaş açısında beklentiniz düşük olsun, polyester bir kumaş sonuçta. 
  • Satıcılar içinde seçim yaparken puanı en yüksek ve şimdiye kadar en çok sipariş verilmiş olanları tercih etmek mantıklı.
  • Ben elbiselerden birini 3 haftada teslim aldım, ki bu çok iyi performans. Min 3 hafta max 1,5-2 ay gibi düşünebilirsiniz. Ha 2 ayda gelmeyen de olabiliyormuş; ama bu konuda geri ödeme konusunda sıkıntı olmadığını öğrendim. hatta ürünü gelmeyip geri ödemesi yapılan, ardından üstüne bir de ürünü gelen bile var:)
Tahmin edersiniz dün gece bizim evde Elsa Show vardı:) 
Minikleri mutlu etmek çok güzel...

CC
XOXO

8 Mayıs 2015 Cuma

Şifremi bile unutmuşum:)

2015 yılının yağmurlu bir bahar gününden kocaman bir MERHABA!
Yazmaya yeniden başlıyorum, kim tutar beni :)
Yeni maceralar çok yakında burada: benden, bizden ve hayattan...

25 Haziran 2013 Salı

Dress Code - Giyim Kuralları Eğitimi

Geçen hafta iki günlük bir eğitime katıldım. Şimdiye kadar bankacılık, iletişim, proje yönetimi; indoor-outdoor her türlü eğitime atılan bendeniz en çok bu eğitimin bende iz bıraktığını söyleyebilirim. Hatta bu eğitim bundan sonra üzerine kendimden birşeyler katabileceğim - ki zaten ilgi alanıma giren bir konu - bir temel oluşturdu.

Eğitmenimiz Rüzgar Mira Okan'dı. Lise 3 hayalim olan ODTÜ Kimya Müh. mezunu, sıradışı bir kariyer sahibi imaj danışmanı kendisi.

Birçok şirkette olduğu gibi bizde de giyim kuralları bir bankanınki kadar katı değil. Ben banka kökenli olduğumdan genellikle kumaş etek-pantalon + bluz-kazak + az aksesuar-hafif makyaj  çeşitlemesi ile işe gelsem de; freestyle takılıp biraz abartan arkadaşlarım olmuyor değildi. Kot, dekolte, çok renkli ojeler -ben de sürdüm birkaç kez ama moda kurbanıyım:) - , pullar payetler, ayakları pörtleten ayakkabılar v.s. Hepsi kurumsallıkla bağdaşmayan seçimler... Peki n'apmak gerek, nasıl giyineceğiz?

Bir kere işyeri rahat da giyiniliyor olsa iş yeridir. Ne satarsanız satın ne himzeti verirseniz verin; sizin işinizin ve dolayısıyla sizin bir alıcınız vardır. Öğretmenin veliler ve öğrenciler önünde, doktorun hastalar önünde, satışçının müşterileri önünde düzgün görünmesi gerekir. Tabi hepimizin bir kurumu veya bir titri temsim ettiğini de unutmamak gerek; ayrıca kariyer yolunda hızlı ilerleyebilmek de sadece müşterilerimize değil iş arkadaşlarımıza ve yöneticilerimiz önünde de iyi görünmekten geçiyor! Ne de olsa insan güzel olan şeye çekiliyor...

Son yapılan araştırmalar göstermiş ki insan ilk gördüğü birisin 3 sn'de değerlendiriyor ve bir yargıya varıyor. Ne kadar kısa değil mi? Bu durumda şanssız karşılaşmalarda imajımızı sarsmamak için hep bakımlı olmamız gerekiyor.

6 farklı dress code varmış. Kadın giyimi üzerinden kısaca şöyle açıklayabilirim:
  1. Business Formal : Tek renk takım ebise-döpiyes, ayaklar tamamen kapalı, max 8 cm topuklu, çorap var illa ki (bakınız kate middleton- çorapsız çıkmıyor:) asalet böyle bir şey... bankacılar, sigortacılar...üzgünüm:) e boş yere bırakmadık canım mesleği :P
  2. Business Casual : çift renk takım, ama takım yine. o ceket olacak! veya elbise ama omuzlar kapalı, değilse ceketle. jilet gibi duran elbiseler OK, öyle fırfırlı, pilili felan ı ıh...
  3. Smart Business Casual : benim şirket burada... bir ceket olsa iyi olur. omuzları oyuk olmasın bluzların. penye olmaz, olursa da üstüne güzel bir ceket giyelim. çan etek ı ıh, tercihen kalem etek. babet giyme ayaklar yayılmasın ( ama çok rahattıııı )=  ) kapri gibi kısa pantalon yok, bilekte bitsin max. kot yok.
  4. Smart Casual- ancak haftasonu eğitimlerde falan...
  5. Casual - işte olmaz!
  6. Streetwear - işte olmaz!
Kısa notlar:
  • açılıp saçıldıkça 1'de 6'ya doğru düşüyorsun. Yani casual'laşıyorsun! Allah muhafaza sokağa kadar düşersin :P
  • eğer başlıkta business diyorsam, düzgün kumaşlar kullanacaksın; sümsük penyeler, buruşuk ketenler olmaz. jilet gibi bir görüntü esas.
  • yine business'sa ayaklar kapalı, en fazla bir öpücük kadar 1-2 parmağın açıldığı görüntüler OK, o da smart business casual'da. topuklar illa ki kapalı zaten business'da!
  • smart casual'a kadar kot yok, burada da tek renk tercihen koyu lacivert ya da siyah, taşlanmamış.
İşte böyle! Daha bir sürü detay var, detaylar aklımda, işin geneli burada. Uygulamaya geçmek için önce bir dolap temizliği, "Aman ucuzmuş alıvereyelim lazım olur" değil "ihtiyacım var alayım" alışverişi ve akşamdan giysi hazırlama alışkanlığı gerek. Ben daha ilk fazdayım; malum eve girer girmez kucağıma atlayıp bir daha inmeyen Eloş'umla dolap temizliği başka bahara :)

Lykia World Ölüdeniz

Haziran 8-14 arası Fethiye Lykia World'deydik. Öncek postumdan anlaşılacağı gibi ilginç bir deneyim oldu kendi adıma. Yaşadığım aksilikler nedeniyle başlarda otel pek bi sevimsiz görünse de hakkını vermem gerek, iyi bir tesis.

Açıkcası bu yıl pek de kafa yormadım neresi olsun diye. Zeynep'ciğim araştırmıştı zaten, hatta ben bile dahil olmuştum bu sürece; 2 çocuğuyla burayı seçtiğine göre vardır bir bildiği dedik aldık 1-2 ay önce.

Bebek- çocuk dostu  bir tesis Lykia World. Geçen kış el değiştirmiş. eskiye göre bir fark varmıydı bilmem ama tesisin bakımı 10 numero. Eski ve demode bir mimari ve dekorasyon olduğunu söylemeden geçemem ama temizlik ve bakım harika; vızır vızır çalışıyor ekip. Önümüzdeki kış renove edecekmiş yeni alan firma. Seneye bir alternatif olarak düşünebiliriniz, gıcır gıcır tatil:)

İçeride residence ve village olarak 2 bölüm var. Biz daha uygun olan village'dan almıştım odamı ama her ne olduysa residence'da kaldık. Rezervasyon yaptırırken "bebeğim var denize restorana yakın olayım" dediğim için olabilir.

Fotoğraf koymuyorum malum tur sitelerinde çokca var. İmge de güzel anlatmıştı bu oteli 1-2 yıl önce...Kişisel olarak üstüne basmak istediğim birkaç konu var sadece:
  • Doğası bir harika. 2 dağın arasında vadide kurulmuş, ağaçlar arasında, mis gibi havası var. Denizi derin, soğuk, masmavi ve temiz. berrak ama dibi görünmüyor, değişik. dalgalı biraz. Bebeklerın şıpşıpına uygun değil pek. ama yüzülesi, çağırıyor seni sanki...
  • Yemekler beni pek memnun etmedi. Sanırım önce ela'nın sonra benim sonra da eşimin mide ve bağırsaklarımızla ilgili yaşadığımız acı deneyimlerden ötürü...
  • Tesis çok büyük, eğer odamız arkalarda (yani yukarıda) olsaydı çok zorlanırdık. residence'da olduğumuzdan denize ve restoranlara çok yakındık. ela olmasaydı, yatacağım çok huzurlu ağaç dipleri vardı, ormanın içinde minderli şezlonglar misss...
  • Çocuklu aileler hep memnun bu otelden; çocuk emanet hizmeti falan var; ama biz deneyimleyemediğimizden bilemiyorum. Sadece otelin en arkasında tepede bir çocuk cenneti var. İçinde havuzlar, eğlenceler var full time. Biraz uzak ve yokuşlu bir yol. Shuttle var her 20 dk. pusetine ve bacak kaslarına güvenenler yürüyerek de çıkabilir:)
1 kere daha gider miyim?
Yok, sanırım böyle 6-7 gün tatile çıkmam yazlık hariç. Uçakla Bodrum, yazlıktan fırt Çeşme falan daha uygun Eloş biraz daha büyüyene kadar. Veya Eylül'de Kıbrıs Bafra falan. Şansa bırakmam denizini bir kere, havuz insanı değilim çünkü eloş da olmasın...

Önümüzde koca yaz, bir sürü haftasonu var. Herkese iyi tatiller, ama lafın gelişi değil, İYİ tatiller :)

24 Haziran 2013 Pazartesi

Fethiye Lykia World'de 6 gece/7gün

1.gün - Uçak yolculuğunda bavullarımız kayboldu. otelde ela'nın biberonu kayboldu. benim ateşim çıktı. bi şey daha oldu olması gerekenden 1 hafta önce (!)
2.gün - Güzel bir gün
3. gün - Sabah hastanaye gittik. ela tüm gece kustu. 2 şişe serum yedi.
4.gün - Ben hastalandım, tüm gün yattım. ela halsiz.
5. gün - Murat halsiz. Ben düzeldim. Ela 'da fena değil. Hava kapadı, hiç güneş yok.
6. gün - Güzel bir gün
7. gün - Güzel bir gün

Varsın tatilimiz kötü geçsin, hayat bize güzel :)

Hızla geçen 1 yıl

Kızım 1 yaşını doldurdu. Şaka gibi...Ne zaman içimdeydi kıpır kıpır, ne zaman doğurdum da 1 yaşını doldurdu cimcime...

Doğumgününü yaz tatinde kutlacaktık, Fethiye'de. Ama bir gün önce Eloş hastalandı, doğumgününde de ben... Aklımdaki gibi pastalı bir akşam yemeği kutlaması yapamadım tam gününde ama saat tam 10:15 'te yani doğduğu andan tam 1 yıl sonra sardım sarmaladım kızımı, öptüm kokladım, içime çektim kokusu, şükrettim...

Bu haftasonu da aile büyüklerimizle güzel anılar olsun arkamızda diye sembolik kutlamalar yaptık. Cumartesi günü babaannesi-dedesi, halası-eniştesi ve kuzenleriyle; Pazar günü de anneannesi-dedesi, teyzesi ve dayısıyla...
Kutlanacak şeyleri hiç bitmesin, Allah sağlık ve neşe versin miniğime.

İyi ki doğdun Eloş'um, iyi ki doğurdum seni:)