Yeni Medya Düzeni Konferansı

Bugün tüm gün Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen Yeni Medya Düzeni Konferansı için Lütfi Kırdar'ın yanındaki İstanbul Kongre Merkezinde'ydim.

Organizasyon gayet başarılı, katılım da beklediğimden fazlaydı. Bu tür etkinlikler sektör profesyonellerini biraraya getiriyor, bilgi edinmenin yanında sosyal bir platform aslında...

Konuşmacılardan özellikle radyonun geleceğini anlatan David Goodman ve "farklı ol, kalıplardan çık" sloganı ile Seth Godin'in anlattıkları benim için aydınlatıcıydı. Ayrıca The Young Turks'ün editoru Cenk Uygur da video konferans ile taa LA'den katıldı ve etkileyici başarı hikayesini anlattı. Öğledensonra oturumunda panel katılımcılarından Levent Erden sosyal medyayı asosyal olarak nitelendirdi ve bana acaba? dedirtti...

Kısaca verimli ve güzel bir gündü... :) Yarın yine bir iş günü...işler beni bekler...

Geçtiğimiz 1 ay neler oldu?


Herkese Selam,
Bu ara bir yoğunluk, bir koşturmaca gidiyor. N'apıyorum n'ediyorum belli değil, zaman hızla akıyor...En son 1 ay önce yazdığımı düşünürsek bu süreçte neler olduğunu özetlemek gerekebilir.
Öncelikle teyze oldum:) Aslında yenge oldum ama teyze daha hoşuma gidiyor... Teyze'lik makamına nedense daha fazla saygı ve sempati duyuyorum; bitanem melek teyzemden dolayı sanırım........
Dünya tatlısı bir prenses -Ece- elime doğdu desem yeridir. Tüm sürecin içinde aktif şekilde rol aldım ve yeni doğan bakımı konusunda 7 günlük testi başarı ile geçtim :) Tontişin fotosu annesinin blogunda! Tık tık
Bunun dışında, Beyoğlu'nda bir parti mekanı keşfettim. Arkadaşımız Herman'ın doğumgününde "in the van" adlı mekanda eğlendik. Burası home party tadında parti verebileceğiniz bir mekan. Mekanı kapatıyorsunuz; içinde barı DJ'i herşeyi var...Evi küçük çevresi geniş insanlar, huysuz pinpon komşuları olanlar veya değişiklik isteyenler için ideal!
Adres: İstiklal Cd. Küçükparmakkapı Abdullah Sok. no:15/A
Tel: 0212 293 55 71
Girişinin biraz ürkütücü olduğun söyleyebilirim, ama çıkın merdivenleri çekinmeyin:)
Başka başkaaaaaa... Hmmm.. Kanyon'da Pazar günü Caz Havası'nda İlhan Erşahin -İstanbul Sessions vardı. 4 kişi harikalar yarattılar, tebrik ediyorum. İlk kez dinledim ve büyülendim, yaklaşık 300 kişi ile beraber... Kanyon'da caz her pazar var, etkinlikleri web sitesinden veya facebook grubundan takip edilebiliyor...

Şimdilik flashback bu kadar...Koca ay sanırım başka bişi yapmadım. Zaten yanlızlıktan kafayı da yemek üzereyim. Murat 4 ayaklı sevimli kahverengi canlı gibi çalışıyor tam 1 aydır. Sabah 6'da evden çıkıp gece 11'den sonra geliyor.. Sabah yüzünü görememiştim, ve saat 22:30 hala yok mesela... Poofff...
Herkese iyi haftalar, salıyı salladık bakalım bu hafta nası geçer...
Ceylan'dan sevgiler...

Yeniköy Takanik

Av yasağı , Ramazan derken ton balığı dışında balığa hasret kalan bünyemize Bayram'ın 2. günü bir kıyak geçtik. Yeniköy'de Takanik'e gittik.

Hem keseye hem mideye hitap eden bu sevimli balıkçıyı herkese tavsiye ederim.

İşte favorilerim...


Afiyet olsun:)

Fırsat siteleri ve yakaladığım son fırsat Zarifi'de İftar!




Son zamanlarda bu fırsat siteleri revaçta, siz de farkındasınızdır. Sabah işe gider gitmez maillerimi kontrol ettikten sonraki ilk işim bu sitelere bakınmak oluyordu. Grupanya, şehir fırsatı, markapon, grupca...derken oldukça vakit alan bu arayış, fırsatbufırsat.com'u keşfimle kolaylaştı. Keza bu sitede tüm fırsatlar mevcut. Burdan bakıp seçip ilgili sayfadan alabiliyorsunuz istediğinizi. Çılgınca ordan oraya fırsat takip edenlere tavsiye ederim:)







Geçen hafta Ramazan'ın son iftarlarından birini şehirfırsatı'ndan kaptığımız indirimli iftar yemeğimiz için Çubuklu Hayal Kahvesi'ndeki Zarifi'de geçirdik. İş çıkışı, iftar için erken denebilecek bi saatte Çubuklu'daydık. Kocacımla mükemmel bir manzarada, mekanın en güzel masalarından birinde güneşi batırdık. Masamız birbirinden güzel yemeklerle donatıldı ve misafirperverlik de takdire değerdi. Çubuklu'yu bu yaz keşvettiğimizi yazmıştım, bu manzara bloguma daha da çok konu olacak gibi görünüyor:)


Sevgiler,

Anadolu yakası sahilinde bir pazar ve Inception!

Geçtiğimiz pazar, ramazan evimize hoş gelmeden önce, biraz hava alalım dedik, çıktık yollara. Yaz sıcağında şöyle biraz iyot kokusu alalım, biraz dalga foşurtusu dinleyelim diye uzun yollar tepmeden Anadolu Hisarı'ndan sahile indik...

Etrafta ne var ne yok bakınarak Beykoz'a kadar geldik. Beykoz'da deniz kenarında bir teknede karınımızı doyurduk balık ekmekle...Epeydir yemiyorduk, çok hoşumuza gitti...
Dönüş yolunda Çubuklu'da Hayal Kahve'sine uğradık. İlk defa gittiğim bu yerin manzarası görmeye değermiş. Otoparkından mekana giriş yolunun biraz virane oluşundan Murat'a "doğru yere geldik di mi?" bakışı atsam da, o yolu atlattıktan sonra sevimli bir mekan karşılıyor sizi. Düğün derneklere de ev sahipliği yapabilen Çubuklu Hayal Kahvesi birkaç farklı cafe-restoran bulunuyor. Bunlardan birisi olan FOL , geçen pazardan sonra benim için bir kahvaltı mekanıdır .... Boğaza karşı içtiğim naneli limonatanın tadı damağımda... Ramazandan sonra kahvaltıya gidilir... Ayrıca Zarifi, balıkçı Abdullah ve Ottoman'da diğer restoranlar. Onları da denemek gerek bu manzaranın hatrına:) Bu arada bu ufak gezimiz sırasında, "Lacivert"in önünden de geçtik. Konumu itibarı ile beni oldukça etkileyen Anadolu yakasının nezih restoranı, duyduğum kadarı ile hem göze hem damağa hitap eden mekanlardanmış. Ona da ramazandan sonra bir uğramak gerek...

Bu güneşli ve sıcak günün ardından serinlemek için en doğru mekanın sinema olduğunu düşündük ve Meydan'a gidip Inception'a iki bilet aldık. Çoğu arkadaşımın etkilendiği film benim de beğenimi kazandı; hem atraksiyonlu hem gizemli... Zaten, akıcı olan her filmi beğenirim ben... Konsepti seviyorum çünkü: sinemada rahat koltuk, kola, mısır - evde canım kanepem, bira ve cips:)

Sevgiler,

Vira Kaptan Ceylan! Rota Burgazada!


Evet sonunda bir yelkenliyi de idare ettim ya, daha n'apıyım:)

Murat'ın bana bu yıl doğumgünü hediyesi bir yelken turuydu. Haziran kızı olan ben, o zamandan beri hava koşullarının müsait olmasını bekliyordum organizasyon için, taa ki geçen Salı rezervasyonumuz sonunda yağmursuz bir güne denk gelene kadar!

Turumuz Kalamış Marina'da saat 7 gibi buluşmamızla başladı. Turun katılımcıları biz ve Murat'ın iş arkadaşlarıydı. 4 çift 9,5 metrelik yelkenlimize bindik ve Burgazada'ya doğru yol aldık.

Bu yolculukta biz acemilere teknenin sahibi olan Cenoa Sailing'den Kemal ve Kardaş eşlik etti.(Kendilerine üşenmeden bana birşeyler öğrettikleri ve balık sofrasındaki hoş muhabbetleri için teşekkür ediyorum!) Benim yelkenlide ordan oraya korkusuzca gezinmemden ilham alarak "dümeni ister misin" dediler. Tabii ki atladım hemen:) Onların kontrolünde yaklaşık yarım saat yelkenliyi ben idare ettim. Çok hoş bir deneyim, dümen ters yönlü olmasına rağmen bir süre sonra bir uzvunuz gibi beyniniz direkt komut veriyor elinize, sancak için (sağ taraf) sola çeviriyorsunuz, iskele için (sol taraf) sağa...


Rüzgarı hissetmek, güneşi batırmak denizin üstünde inanın bambaşka. Murat'ta zaten bir yelken aşkı vardı, iyice depreşti böylece ve bana da bulaştı! Evden önce tekne alırsak hiç şaşırmam:)

Burgazada'ya daha önce hiç gitmemiştim. Kıyıya yanaştık, sıra sıra restoranların arasında önceden rezervasyonumuz olan Antigoni'ye oturduk. Sofrada birbirinden güzel mezeler; hele o börülce... Tadı damağımda hala...Sonra balıklarımız geldi...Tıka basa doyduk, keyifli sohbetler ettik...

23:30'da yeniden vira Burgazada'dan...Ayışığında, yıldızlar atlında, dalgalar arasında yolculuk... Yok böyle bişi!!!!

Bana verilen en güzel hediyelerden biriydi bu...
Yeni bir deneyim, aklımda yeni bir kapı, açılması ve keşfedilmesi gereken...
Amatör denizci sertifikası, yelken eğitimi...ne varsa artık almak farz...

Benzer bir deneyim yaşamak isteyenler için Cenoa Sailing
TIK
Yok ben feribotla geçerim Burgazadaya ama neydi şu balıkçının adı diyenler için Antigoni Balık Restoran
TIK

Denizleriniz engin, rüzgarınız kolayına, pruvanız neta olsun :) Sevgiler...

Yavru Ceylan Yavru Vatan'da!

Etrafımdakilerden hep küçük oldum ben, okula 5 yaşımda başlamamdan ötürü olsa gerek...

Üniversitede sevdiğim bi arkadaşım "yavru" derdi bana, "Yavru Vatan" deyince aklıma bu geldi, attım başlığı...

Ve işte bu yazısının konusu...Yavru Ceylan ve eşi son yaz tatilini ansızın yapılan bir rezervasyon ile Kıbrıs Kaya Artemis'te geçirdi.



Kıbrıs'a Atlas Jet'le gittik, rötar yapmadan tam vaktinde gelen uçağımız bizi önce Anadolu, sonra Akdeniz üzerinden uçurdu, Beşparmak dağları üstünde süzülerek Lefkoşa yakınlarındaki Ercan Havalimanına indirdi. Hava sabah 9 olmasına rağmen oldukça sıcaktı. ETS turun tabii ki klimalı otobüsü ile 1 saat sonra oteldeydik. Saat 2den önce girişe izin verirler mi ki derken öğlen 12 de kahvaltımızı etmiş denizde yüzerken bulduk kendimizi:)

Otel hakkında detay yazmayacağım ama çok memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Casino oteli olmasından dolayı akşam aktiviteleri sönük geçse de; biz hizmet, yemekler ve özellikle denizden ÇOOOK memnun kaldık. Gitmeden önce okuduğum tüm olumsuz yorumları, elimde içeceğim kulağımda sevdiğim şarkılar kumsalda ayaklarımı uzatmış o masmavi tertemiz denize bakarken gülerek anımsadım:)

Otel misafirleri İtalyanlar, Türkler ve Kıbrıslılardan oluşuyordu. Haftasonu Gülben Ergen konseri harcinde kalabalık değildi. Yemekler çok güzeldi, her öğlen bira-patates yapıp kafayı çektik, sonra saatlerce denizden çıkmadık, sarı renkli kumsalda yürüdük masmavi sularda yüzdük...Hakkını verdik tatilin!
Murat bana eşlik etmedi ama ben Girne'ye de gittim. Bi numara yokmuş zaten:) Ama Girne Kalesini gezdim, çok sağolsun orada bir görevli o saatte (güneş tepedeyken) kaleyi gezen sanırım tek Türk olduğumdan , bana acıdı ve kalede görmem gereken önemli yerleri gösterdi , detayları anlattı. Özellikle dünyanın keşfedilenen en eski ikinci batığının Girne'de (ki en eski batığı Bodrum'da) olduğunu gördüm. Hatta yeryüzüne çıkartılan en eski batıkmış bu... Çok ilginçti...MÖ lerden kalma düşünün...İçinden çıkan bademler, zeytin çekirdekleri bile Girne Kalesinde sergileniyor...

Alışveriş için Kıbrıs pahalı, zaten birşey de yok, herşey Türkiye'den doğal olarak. Hatta iki yıl önce Silivri pazarından aldığım noname bir şortun aynısını gördüm bir mağazanın sepetinde düşünün:) Freeshop alışverişi içinse Ercan derim! Özellikle Atatürk Airporttan baktım istediğim içkilerin fiyatlarına, Ercan'da hepsi daha ucuzdu...

İşte böyle...Bolca yüzdüm "bu deniz bir daha bulunmaz" diye, bolca yedim "kim bu kadar yemeği hazırlayıp önüme koyar bi daha" diye ve aklımdan herşeyi sildim "nası olsa bir yıl boyunca yine dolar" diye...

Ve sonunda havalara uçtum işte böyle:)

Herkese böyle bir tatil diliyorum.
Sevdikleri ile yeni keşfettikleri yerlerde; aşkla, sağlıkla....














Gundemim: Saglik ve beslenme!

Birkac aydir evin keyfini suruyorum. Keyif suruyorum derken abarttim... vakit bol olunca yapilan pastalar, aksam can cekince kavrulan helval...