Yavru Ceylan Yavru Vatan'da!

Etrafımdakilerden hep küçük oldum ben, okula 5 yaşımda başlamamdan ötürü olsa gerek...

Üniversitede sevdiğim bi arkadaşım "yavru" derdi bana, "Yavru Vatan" deyince aklıma bu geldi, attım başlığı...

Ve işte bu yazısının konusu...Yavru Ceylan ve eşi son yaz tatilini ansızın yapılan bir rezervasyon ile Kıbrıs Kaya Artemis'te geçirdi.



Kıbrıs'a Atlas Jet'le gittik, rötar yapmadan tam vaktinde gelen uçağımız bizi önce Anadolu, sonra Akdeniz üzerinden uçurdu, Beşparmak dağları üstünde süzülerek Lefkoşa yakınlarındaki Ercan Havalimanına indirdi. Hava sabah 9 olmasına rağmen oldukça sıcaktı. ETS turun tabii ki klimalı otobüsü ile 1 saat sonra oteldeydik. Saat 2den önce girişe izin verirler mi ki derken öğlen 12 de kahvaltımızı etmiş denizde yüzerken bulduk kendimizi:)

Otel hakkında detay yazmayacağım ama çok memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Casino oteli olmasından dolayı akşam aktiviteleri sönük geçse de; biz hizmet, yemekler ve özellikle denizden ÇOOOK memnun kaldık. Gitmeden önce okuduğum tüm olumsuz yorumları, elimde içeceğim kulağımda sevdiğim şarkılar kumsalda ayaklarımı uzatmış o masmavi tertemiz denize bakarken gülerek anımsadım:)

Otel misafirleri İtalyanlar, Türkler ve Kıbrıslılardan oluşuyordu. Haftasonu Gülben Ergen konseri harcinde kalabalık değildi. Yemekler çok güzeldi, her öğlen bira-patates yapıp kafayı çektik, sonra saatlerce denizden çıkmadık, sarı renkli kumsalda yürüdük masmavi sularda yüzdük...Hakkını verdik tatilin!
Murat bana eşlik etmedi ama ben Girne'ye de gittim. Bi numara yokmuş zaten:) Ama Girne Kalesini gezdim, çok sağolsun orada bir görevli o saatte (güneş tepedeyken) kaleyi gezen sanırım tek Türk olduğumdan , bana acıdı ve kalede görmem gereken önemli yerleri gösterdi , detayları anlattı. Özellikle dünyanın keşfedilenen en eski ikinci batığının Girne'de (ki en eski batığı Bodrum'da) olduğunu gördüm. Hatta yeryüzüne çıkartılan en eski batıkmış bu... Çok ilginçti...MÖ lerden kalma düşünün...İçinden çıkan bademler, zeytin çekirdekleri bile Girne Kalesinde sergileniyor...

Alışveriş için Kıbrıs pahalı, zaten birşey de yok, herşey Türkiye'den doğal olarak. Hatta iki yıl önce Silivri pazarından aldığım noname bir şortun aynısını gördüm bir mağazanın sepetinde düşünün:) Freeshop alışverişi içinse Ercan derim! Özellikle Atatürk Airporttan baktım istediğim içkilerin fiyatlarına, Ercan'da hepsi daha ucuzdu...

İşte böyle...Bolca yüzdüm "bu deniz bir daha bulunmaz" diye, bolca yedim "kim bu kadar yemeği hazırlayıp önüme koyar bi daha" diye ve aklımdan herşeyi sildim "nası olsa bir yıl boyunca yine dolar" diye...

Ve sonunda havalara uçtum işte böyle:)

Herkese böyle bir tatil diliyorum.
Sevdikleri ile yeni keşfettikleri yerlerde; aşkla, sağlıkla....














22 Temmuz Cranberries Konseri

Tatil, işe adaptasyon, misafir... derken günler geçti yazacak şeyler birikti.
Son yazımın ertesinde, Küçükçiftlik Park 'ta Cranberries'den inanılmaz bir performansa şahit olduk. Dolores'in sesini kullanma yeteneği takdire değer. Ayrıca tahmin etmediğim kadar çatlak ve sempatikti. Dehşet sıcak olmasına ve kısa boyumla sahneyi görmek için sarfettiğim çabalara rağmen, hepsine fazlasıyla değdiğini söyleyebilirim:) Bir dahaki konsere parama kıyıp en önden izlerim, olmadı yanımda 13cm'lik topuklularımla gelir, boynumun ağrıması yerine ayak ağrısı çekmeyi yeğlerim:)
Cranberries'in ilk dinlediğim şarkısı tabii ki "Zombie" :) Lise 1'de 29 Ekim koro çalışmalarında tanıştığım kız vermişti kasetini :) Hala canım arkadaşım kendisi, Konya'da nasıl 2 sokak ötemde oturduysa, İstanbul'da da aynen 2 sokak var aramızda! İşte ona borçluyum bu güzel şarkılarla tanışmamı...
Konser günü ofiste bir Cranberries fırtınası esti...Fizy sağolsun tüm setlistin üstünde geçtik:) Konserden önce Beşiktaş'ta buluşup içimize serinletmeye çalıştık... Murat'ın çok sevdiği Dolmabahçe yolundan yürüdük...Yaklaşık 1 saat kuyrukta dikildik... Ve muradımıza erdik...
Ve işte... lise yıllarımdan kalan, beni alıp taa uzaklara götüren o güzel şarkılar burada! O gece de herkesin dilindeydi hepbir ağızdan... "When You're Gone" fovorim...
Biz fotograf makinası götürmedik ama götürenler ve edepsizce sahneyi görmemi tamamen engeleyen arkadaşlar vardı. Sinir oldum kendilerine ama bir kare foto koymadan da edemiyorum...

Bon Jovi ve Bryan Adams'ı da kanlı canlı dinleme temennilerimi yineliyor, herkese müzik dolu bir yaz diliyorum...

Silivri, alisveris turu ve tatil planlari!

Bu haftasonu Silivri`deydik. Deniz, mangal ve parmak arasi terlikle tatil modunu yakaladik Murat`la...

Aslinda hayatima evlendikten sonra girdi Silivri; ama kolayca alistim her yaz 1-2 haftasonu gittigimiz, tatli insanlarla guzel sohbetler edip iskele geyikleri yaptigimiz bu mekana...Biraz da aslinda kendi Altinova ozlemimi gideriyorum sanirim. Asla yerini tutmaz ama ise yariyor...

Fotograf makinesini evde unuttugum icin iste size eski bir foto! (2009)
Silivri donusu Boyner`in Hangar Outlet magazasina ugradik. Beymen`den cooook ucuza birkac parca kapattim, yine yari fiyatina bir Nike aldim v.s. Hayli uygundu fiyatlar. Yakın olanlar ugrasınlar illa ki!
Gelgelelim tatil planlarina:) Planli-programli, hatta bu konuda takintili bir insan olan kocaciim ve giderek ona benzemeye baslayan ben, bu sene aslinda tatil yapmayi dusunemedik. Malum yeni ise girdim, izin alamam herhalde derken; mustesna patronum patlatti bana bi izin:) Onceden planlamadigimiz bu durum karsisinda afalladik tabii. N`apsak ne etsek derken; Bozacaada-Assos dedik; ben ufak tefek arastirdim. (Rengigül Pansiyon, Carpediem Bungalow, Capraz Otel, Aral Tatıl Cıftlıgı yaladım yuttum aslında ınternetten:)) Amaaa tatil haftasi geldi catti ne rezervasyon ne bisey...Dun aksam aradim tum tavsiye edilen yerleri her yer full...
Eee super (!)
En son Murat; "Askim arabada yatariz n`olcak" diyordu kiii...

Umutsuzca tavan yapmis otel fiyatlarinin arasinda gezinirken internette; birden ekranin sag yaninda bir banner gozume carpti. Ustunde de Ibrahim Tatlises:P Ne alakaysa tikladim! (Allah`in isi diyorum...)
Ve ve ve...
Cumartesi cok uygun bir fiyata Kibris`a ucuyoruz! Detaylar donunce, gunesli manzaralar ve gulen gozler esliginde paylasilacak:)
Yarin Cranberries konseri var; heyecanliyim cok. Dolores`i canli dinleyecegim...Bryan Adams ve Bon Jovi`yi de bir vakit izlersem daha da bisey istemem...

Ne kadar karisik bir yazi oldu ya.. Kafam cok daginik toparlayamiyorum...Sanirim bu tatile gercekten ihtiyacim var!
Offff hayat cok zor :) demek istiyorum sezlongda uzanirken:)
Bir de o resimlerdeki upuzuuuuuun iskeleden kosup copppp diye atlıycam Akdeniz'e...
Terlıklerımden flip flop sesler çıkartarak yürüycem ve kafama tek birşey bile takmiycam!!!!

Sevgiler,

İstanbul'da bir haftasonu ve Body Worlds turu

Bu satırları sıcak evimin serin ve sevimli balkonundan yazıyorum...Etrafımda rengarenk saksılarında çiçeklerim, pembe şirin fenerim, mavi örtülü yuvarlak masam havada yaz kokusu, keyfime diyecek yok:)

Bu cumartesi hava fenaydı İstanbul'da. Ben zaten bütün gün evde olmak zorunda olduğumdan hiç dert etmedim bu durumu. Akşama misafirleri olan her hamarat kadın gibi mutfaktan salona koşturdum durdum bütün gün, ama keyifle...

Dehşet bi limonlu cheesecake yaptım aslında cumartesi günü ama unuttum fotoğraflamayı. Kalsiyum deposu bişey oldu. Hiç tarif falan veremicem ama merak edenler Pelin'in Pastanesi'nden bakabilirler. Harfiyen uyguladım tarifi, sadece 22 cmlik kalıp kullandım. Yorumum peynirin fazla olduğu, zira hayli kalın oldu benimki...


Pazar günü güneşli güzel bir gündü...Sabah sıkı bir kahvaltının ardından önce Kanyon'a gittik Murat'la...Etkinlik alanında ATLITUR varmış Temmuz ayında, sevimli minikler sevimli atlara biniyordu. Kanyon'da kısa bir gezinti ve yaz ucuzluğundan kaptığım bir trençkot ile napsak diye kara kara düşünürken, aklımıza uzun zamandır medyada sıkça yer alan, bloglarda bahsedilen, dillerde dolanan Body Worlds geldi. Çıkınca anladık ki konuşulduğu kadar varmış.



Karaköy'de İstanbul Modern'in hemen yanındaki Antrepo'da kurulan sergi 17 Aralık'a kadar İstanbul'da. "Kadavra madavra aman iğrenirim" falan demeyin sakın! Plastinasyon denen bir teknikle katılaştırılan bedenler ki her biri için iki yılı bulan çalışmalar yapılıyormuş, gerçekten inanılmaz! Gezerken bu kadar muhteşem bir bedene sahip olduğum için Yaradan'a şükrettim ve gerçekten bu dünyanın gelmiş geçmiş en büyük eseri olan insan bedenini ancak çook büyük bir gücün yaratabileceğine inandım, resmen iman tazeledim!

Embriyodan , enfekte olmuş bir akciğere; şaha kalkmış kocaman bir attan uzun boyunlu zürafa bedenine kadar neler gördüm neler... Dikkatle incelendiğinde bütün bir yıl işlenen biyoloji dersinden daha faydalı olacağına inanıyorum bu serginin. Girişler 25 TL, öğrenci 21TL. 10 kişilik gruplara ekstra indirim var. İster kapıdan ister Biletix'den alabilirsiniz biletlerinizi.

Murat'la bu etkileyici geziden sonra İstanbul Modern'in cafesine bir uğradık. Gezimizi güzel bir sufle ve soğuk bir bira ile tatlandırıp serinlettikten sonra; yüzümüzde bir tebessümle köprü trafiğinin içinde şehre karıştık...

Organikanyon

Organikanyon Kanyon'un yeni açılan organik pazarı...Her cuma Kanyon'un en alt katında, Starbucks'ın önünde kuruluyor.

Ben her cuma şöyle bir bakıyorum ne var ne yok diye. Her hafta yöresinden, tam da olması gerektiği gibi mevsiminde taptaze ürünler oluyor. Ayrıca organik giysiler (bugün çok şeker zıbınlar vardı), temizlik ürünleri, undan bala , peynirden yoğurda, baharattan çaya ne ararsanız var. Tüm ürünlerin sertifikaları asılı duvarlarda.

Ben geçen hafta biber aldım, cumartesi kahvaltıda yedik çıtır çıtır:) Bebeği çorba içmeye yeni başlayan arkadaşlarım doktor tavsiyesi ile organik sebze çorbası yapmak için alışveriş yapıyorlar buradan.
Cuma günleri Levent'e yolu düşenlere, plazalarda çalışıp doğala hasret yaşayanlara şiddetle tavsiye ederim.

Evde ekmek denemelerim


Çalışmadığım dönemde evde en çok vakit geçirdiğim yer mutfaktı. Küçük ama sevimli mutfağımda Home TV şeflerinden öğrendiğim farklı tatları denedim; yedim, yedirdim, eğlendim.

Çalışmaya başlayınca durum tersine döndü tabii. Artık en çok su içmek için giriyorum mutfağa:)

Yine de bazen hamaratlığım tutmuyor değil. Hele kocacım benden bir şey istesin, atarım kendimi mutfağa dayanamam. Ne de olsa ben, gecenin köründe yumurta kırılan, helva kavrulan, arabaşı yenen Çalıkuşu ailesinin neferiyim:)

Nitekim böyle günlerden bir gün, dün akşam tam da ayacıklarımı uzatmış TV önüne kurulmuşken, Murat "Ceylan, bi ekmek yap da yarın işe götüreyim sabah taze taze" dedi. Bir süre önce denedim ilk kez evde ekmek yapmayı, öyle ekmek makinem falan da yok. Sinangil'in tam tahıllı ekmek unundan yapmıştım, tam tetamatıyla olmuştu ekmeğim. Bunun bir şans olmadığını dün geceki başarılı süreç sonunda pofur pofur kabaran ekmeğimle de görmüş oldum:)

Bir dahaki sefere, bu öğlen Kanyon Sosa'da lezzetine doyamadan yediğim zeytin tadında ekmeklerden yapmayı düşünüyorum. Sanırım içine biraz zeytin yağı ve zeytin ezmesi ile bu işi kotarırım...

Siz de benim gibi ekmeksiz doymayanlardansanız, bir de kendi ekmeğinizi deneyin derim...

Afiyet olsun...

Kireçburnunda balık ziyafeti...


Geçenlerde havanın sıcak olduğu bir pazar, Kanyon'da Caz Havası'nda Kerem Görsev'i dinledikten sonra, kuzen Gülşah ben ve Murat sahilde balık yiyelim dedik. Sahilde İstinye'den itibaren bildiğim tüm lezzet duraklarını arabayı park edecek yer bulamamız nedeniyle geçtiğimizden, son şansımız olan Kireçburnu'na geldiğimizde arabayı denize atıp yemek yemeye koşacak kadar açtık:)
Hazır aklıma Yeşim Ablam'ın bizi yıllar önce götürdüğü Tarihi Ali Baba Balık Lokantası da gelmişken, kocacım sonunda bir park yeri buldu ve geçmişte damağımda iz bırakan bu yeri tekrar keşvettik.
Açık hava iştahımızı iyice açtı, kuzenciğimle muhabbet eşliğinde balıklar boğazımızdan yuvarlandı. Balığımız çok lezzetli ve tazeydi. Ayrıca biz sonradan farkettik ama, meğer otoparkı da varmış lokantanın:) Daha sık tekrarlanması gereken güzel bir Pazar işte böyle geçti.
Balığı çok seven ama benim gibi pişirmeye üşenenlere; ne kadar faydalı olduğunu bir kere daha hatırlatıyor; Kireçburnu'na yolu düşenlere Tarihi Ali Baba Balık Lokantası'nı şiddetle tavsiye ediyorum:)

Gundemim: Saglik ve beslenme!

Birkac aydir evin keyfini suruyorum. Keyif suruyorum derken abarttim... vakit bol olunca yapilan pastalar, aksam can cekince kavrulan helval...