31 Mayıs 2012 Perşembe

Geri sayım başladı, 37 hafta bitti!

Bugünü saymazsak 10 gün kaldı doğuma:)
11 Haziran Pazartesi sabah 9:30'da randevum var kızımla Ataşehir Kadıköy Şifa Hastanesi'nde...
Heyecanım ve sabırsızlığım giderek artmakta. Benim gibi sabırsız birinin bebeği yine iyi sabretti bu kadar içeride diye düşünüp elimi tahtaya vuruyorum 3 kez, şom ağızlılık yapmıyım:) Babasına çekti Eloş heralde, sabır taşı:)
Çok işim kalmadı. Cuma günü bir craft günümüz var planlanan, arkadaşlarla birkaç iş halledicez. Cumartesi günü için alışveriş planımız var alınacak 3-5 şey için. Murat'ın biraz boya işi var evde Pazar günü için, 2 yıldır bekletiyordu kızının şerefine yapmaya karar verdi:) Ve Pazartesi günü son kontrolümüze giderek son haftaya gireceğiz.
Son hafta iştahım açıldı ve şaşırtıcı şekilde kilo aldım, önümüzdeki hafta kampa girmeye karar verdim:) Bu fotograf geçtiğimiz Pazar'dan. Küçük kardeşim Ahmet Tuna çekti...

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Bebek odasına isim çerçevesi

Bebek odası için yabancı siteleri ve Pinterest'i gezerken dikkatimi çeken özellikle bebek yatağının üzerine asılan isimlerdi. Bunlar genelde tahta veya keçeden yapılmış harflerden bebeğin ismi yazılarak yapılmıştı. Bizim minnoşun kısa bir adı olduğundan IKEA'da gezerken 3'lü çerçeveleri görünce aklıma bu proje geldi. Vaktim olunca evde oyalanırken eğlendirdi de beni:)

İhtiyaçlar:
  • Renkli ince keçeler
  • Makas, iğne, iplik
  • Harfleri doldurmak için pamuk
  • Slikon tabancası
  • IKEA 3lü çerçeve
Harfleri wordde bir yazı karakteriden çıktı alarak hazırladım. Figürleri de yine internetten buldum, renkli keçelerden kestim. Yapışması gereken yerleri slikon tabancası ile sabitledim. Son anda fikir değiştirip yatağın üzerine asmadık. Camlı bir çerçeve olduğundan deprem falan olur da düşer diye korktuk. Allah korusun tabii...

Sonuç; kızımın odasına güzel bir aksesuar oldu bu çerçeve. Büyürken adının yazılışını ve birkaç hayvanı da bu çerçeveden anlatabilirim ona :)


18 Mayıs 2012 Cuma

Bebek Odası Yastıkları



















Yastık opreasyonum tamamdır!
Laçin'in blogunda görüp pek sevdiğim yastıkları bizim minnoşa uyarladım. Biri kalpli, biri kelebekli diğeri de Ela yazılı...
En zor kısım keçe harflerin üzerinden sık dikiş ile geçme kısmı, bir de baya girintili çıkınlı font seçmşim bilmeden, oyaladı beni, ama içime sindi sonunda:)

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Bebiş için dikiş öncesi alışveriş

Geçen sene aldığım makineyi biraz kullanmanın zamanıdır. Blogger arkadaşların sitelerinden aldığım ilhamla aklım birkaç şey var dikecek. İlk iş Eloşun adının harflerini yazacağım yastıklar...
Kumaş için  hesaplı alışverişin Kadıköy Cuma pazarı olduğunu bilsem de yanlız gitmek istemedim nedense, gerçi gidicem sanırım yediğim kazıktan sonra:)
Geçen haftasonu Kadıköy'de gezerken tutturdum Murat'a kumaş alıcam diye. Bir sokak var Boğa'dan inerken sağda. Girdik sokağa. Mu-Ne-Gu diye bir yer var daha önce alışveriş yapmıştım hesaplı ama küçük bir mağaza. O kadar kalabalıktı ki onu es geçip daha ilerisindeki Erol Kumaş'a girdik. Dekorinn diye de geçiyor. Ferah güzel bir kumaşçı. Beyaz üstü puantiyeli pamuklu kumaş beğendim, metresine 15 lira dedi. Aklımda yatagı için birşeyler dikmek olduğunda 2.5 metre aldık 40 küsür lira verdik çıktık. Ama içime de oturdu. Dedim ki bi de ben uğraşıcam bununla gider alırdım ne yapacaksam English Home'dan falan... Neyse bugün bir alışveriş için Kadıköy'e indim. İçime oturdu ya girdim yine sokağa bu sefer Mu-Ne-Gu'ya... İki kumaş daha aldım biri 6 lira diğeri 5 lira metresi ! Satıcıya dedim ki ben karşı taraftan almak gibi bir hata yaptım geçen hafta; dedi ki 15 lira verdiniz değil mi? Şaka gibi, iki katından fazlaya satıyor adamlar; yuh! Aynı sokakta bu kadar olmaz! Kumaş almayı düşünenlere aman diyorum dikkat!
Yarından itibaren faaliyetler başlıyor. Elimde beyaz üzeri pembe puantiyeli, beyaz üstü yeşil potükareli ve yeşil pembe sarı çiçekli 3 parça kumaş var. Umarım güzel yastıklar çıkar Ela'cığıma:)

11 Mayıs 2012 Cuma

Evdeki ilk haftam ve bebek çamaşırı faslı

Pazartesi günüm rapor işleriyle, Salı günüm de temizlikle geçti. Çarşambadan bu yana da Eloşun cicilerini yıkıyorum. Havalar da tam kapatacak zamanı buldu, günde 1 makine yıkayıp ancak kurutuyorum, ertesi gün onu ütüleyip diğerini yıkıyorum. Şimdilik 0-3 aylar bitti sayılır. Hırkalar, nevresimler ve battaniyeler kaldı sadece. 2 makine daha...
Bebek çamaşırı sabun tozula yıkanırmış. Hacı Şakir aldım ben, çok da fazla koymuyorum zaten kirli birşey yok, maksat tozu gitsin. Yumuşatıcı kullanmıyorum. Artık kendimiz için bile kullanmamaya karar verdik. Sonuçta kimyasal ve durulama suyuna katıldığından üzerinde kalıyor giysinin. Varsın kokmasın...
Hacı Şakir sabun tozu da lavanta kokuluymuş, önce tedirgin oldum kokusuz olması gerekmiyormuydu diye ama yıkayınca gördüm ki koku falan kalmıyor zaten:) 30 derecede hassas programda yıkadım. yarım saat sürüyor benim makinede. Ama kirli-lekeli olsa yetmezdi 1 saatlik programda yıkardım herhalde. Gördüğünüz gibi o kadar boş vaktim var ki tüm detayları yazıyorum:)
Şu an balkonumdayım. Sardunyalarım açmış, tohumlarından  sarmaşıklarım çıkmış... Tabi 2 ay sonra bu keyif zor  o nedenle tadını çıkartıyorum.
Yarın doktor kontrolüm var. Hafta karmaşama bir nokta koyar kendisi artık. Takvime göre 33 olması lazım ama SSKdaki doktor daha büyük görünüyor dedi. Bakalım görüciiiz. Umarım yeterince kilo almıştır minik kızım...Gerçi almasa biraz önceki tekmesi bu kadar canımı yakmazdı heralde?
Herkese güzel bir haftasonu ve tüm annelere hatırlandıkları, keyifli bir anneler günü diliyorum...

10 Mayıs 2012 Perşembe

Aile Sağlık Merkezi'nde Gebelik Takibi

Aile Sağlık Merkezi diye süslü bir isim taktığıma bakmayın, bildiğimiz sağlık ocağı aslında. Yeni sistemde aile hekiminizin bulunduğu sizin bağlı oldunuz sağlık kurumu.
Özel sektörde çalışıp özel sağlık sigortası sahibi olunca, bir de yoğun çalışıp sağlık işlerini haftasonuna erteleyince herkes gibi ben de özel hastaneleri tercih etmek zorunda kalıyorum. Sağlık sektörünün durumu ortada kime güveneceğini bilmez durumda herkes, ama  babam doktor olduğundan doğru şekilde yönlendiriliyorum. Kadın doğum doktorum Ataşehir Kadıköy Şifa Hastanesinden Op. Dr. Yasemin Yakut. Kendisi insanı bir sürü kurala boğup tedirgin etmeyen, rahat ve hamilelik sürecini olması gerektiği gibi  normal yaşatan bir doktor.Neyse çok uzattım, takibimi kendisi yapıyor ama; arka tarafta çaktırmadan beni takip eden biri daha var. Aile Sağlık Merkezi'ndeki ebemiz Deniz Hanım:)
Şubat ayında elimi makasla kesip pimpirik yapınca  gebelere tetanoz aşısının vurulduğunu da bildiğimden dedim kalk bul şu aile hekimini bir ziyaret et. Hem aşını vurdur hem de gebe olduğunu bildir. Eve 10 dk yürüme mesafesindeymiş ertesi gün gittim, doktorun pek umrunda olmadım ama beni Deniz Hemşire'ye yönlendirdi. Aşımı tüy gibi hafifçe kondurdu koluma Deniz Hanım. Tüm gebelik bilgilerimi aldı. Geçen gün de cep telefonumdan arayıp nasılsınız, her şey yolunda mı? şişlikleriniz devam mı? şikayetiniz var mı diye sordu. Bir hoşuma gitti anlatamam:) Eklemlerim ağrıyor dedim nazlıca, hemen kan almak için çağırdı beni:) Bugün sabah gittim kan verdim, yarın sonucunu almaya gidicem. Neden bilmiyorum, sanırım hiç para vermeden benimle birinin bu kadar ilgilenmesini hiç beklemediğimden son derece memnunum aldığım hizmetten:) Hatta minik Eloşun aşılarını da Deniz Hemşire'ye yaptırayım diyorum, eli çok hafif...
Aile sağlık merkezlerinde gebelik ve bebek takibi , kan tahlili ücretsiz yapılıyor. Anne adayına multivitamin, bebeklere de D vitamini damlası v.s. veriliyor mesela... Ayrıca hiç de kalabalık değil benim gittiğim yer, Şifa'da her kontrolde en az 40 dk beklediğim düşülürse buraya girmem ve çıkmam bir oluyor diyebilirim.
Aklınızda bulunsun, en azından nereye bağlı olduğunuzu ve yerini öğrenin, bir gün gerekebilir...

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Evcilik oyunu başlasın!

Pazartesi günü itibarıyle 32. haftamı doldurup raporumu aldım. Son dönemde anne adayları doğum sonrasında bebekleriyle daha çok vakit geçirmek için 32 haftadan sonra da işe devam etselerde; ben güzelce evde dinlenip bebek öncesi hazırlıklarımı yapmak istedim. Ayrıca bu mantıkla işe devam eden çoğu arkadaşım erken doğum yaptı, işten direkt hastaneye gidenler oldu. Stres ve yorgunluk... karnım burnumdayken hiç işim olmaz! Evdeyim, mutluyum. He tabi bir de beni bu süreçte istemeden yanlız bırakan sevgili annelerime de burdan bir gönderme yapmadan geçemiycem. Annesiz bebek hazırlığı yapmak zor iş gerçekten...Bunun için de iyi ki evdeyim...
Gelelim hazırlık sürecine. Çalışırken hep hiçbirşeye yetişemediğim kaygısı taşıyordum. Şusu eksik kaldı busu yok bebişin diye...Dün bir liste yapıp baktım da, fazla da birşey kalmamış. İyi toparlamışız valla. Zaten merkezi bir yerde yaşıyorum, son anda eksik birşeyimiz olursa da tammalarız diye rahatlatıyorum kendimi.
Bebek odası için çok defa Modoko ve IKEA turu yaptıktan sonra; dolap, şifonyer ve emzirme koltuğunu IKEA'dan karyolayı ise Mothercare'den aldık. Beyaz seçtim hepsini. Perdemiz English Home'dan krem rengi üzeri pembe çizgili bir tül. Sade bir odası olacak Ela'nın. Beyaz ağırlıklı, duvarlara asacaklarım  ve tekstil ürünleriyle renklenecek, zaten birkç ay sonra oyuncakları ile de renk katar kızım evimizin her köşesine diye düşünüyorum:) Karyolayı bekliyoruz, odamız bitsin paylaşırım fotografları...
Doğuma 6 haftam var. Son 2 hafta yatışlarda olacağımdan, önümüzdeki 4 hafta için aktif bir tatil planlıyorum. Ayrıca bazı kurallarım da var:
  • TVyi hiç açmamak. Çünkü açınca bir bakıyorum 3 saattir yerimden kalkmamışım:(
  • Her gün dışarı çıkmak. En kötü ihtimalle markete; ama en güzeli Cadde'ye veya sahile inip yürüyüş elbette...
  • Düzenli beslenmek. İşte mecburen öğle yemeği, ara öğün v.s. yiyordum. Evde atlamamam gerek.
  • Hergün biraz öğle uykusu. Normalde hiç sevmem öğle uykusunu ama bu ara kafamı koyunca uyuyorum:) Depolamam gerek sanırım...
Bakalım işler planladığım gibi gidecek mi, yoksa ben plan yaparken Yukarıdaki gülüyor mu bana yine?
Göreceğiz...:)